Detaylı/Hızlı Arama
Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara Ekle
 
Ana Sayfa
 
 
 
 
 
 
Sağlık Ansiklopedisi
 
 
 
 
 
Soru & Cevap Arşivi
 
 
 
 
 
Doktorumuza Sorun
 
 
 
 
 
Tıbbi Dosyalar
 
 
 
 
 
Hesaplayıcılar
 
 
 
 
 
Hastaneler
 
 
 
 
 
 
Nöbetçi Eczane
 
 
 
 
 
 
Kan Merkezleri
 
 
 
 
 
 
Site İçi Arama
 
 
 
 
 
 
İletişim
 
 
 
 
 
 


---------------
 
HEKİMONLİNE-XML



XML servisi için Lütfen Tıklayın


kendi 48 kalbi 14 yaşında

kendi 48 kalbi 14 yaşında

Mustafa Atan, doktorunun göğsüne attığı yumrukla ölümden döndü. Beş yıl boyunca her hafta, hastanenin kapısına gelip "kalp var mı, kalp" diye sordu. Sonunda 14 yaşındaki bir gencin kalbi ile yeniden hayata döndü

Kalp var mı kalp?"... Akdeniz Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi doktorları 48 yaşındaki kalp hastası Mustafa Atan'ı bu sözleri ile tanıyor. Kalbi son günlerini yaşayan Atan, kimi zaman hastanenin yoğun bakımından içeri sedye ile kimi zaman zar zor yürüyerek, her girişinde doktorlara bunu sordu: "Bugün kalp bağışlayan oldu mu doktor bey?"... 1995 yılında, aşırı sinirlenerek içine karıştığı bir sokak kavgası, onun kalbinde onarılmayacak bir hasara neden oldu. Kalp nakli son çareydi, ancak listede birbiri arkasına sıralanan isimlere kalp bulunması, neredeyse imkânsız gibi görünüyordu. Sonraki hayatı ise, hep bıçak sırtında geçti. Nefes alamadı, hareket edemedi, bazen akciğerlerinde toplanan sıvı nedeniyle şişti... Hep yorgundu. İki oğlu onu sağlıklı bir baba olarak göremiyordu artık. Hatta, bir keresinde öldü..

ÖLDÜĞÜNDE KIZIL BİR IŞIK GÖRDÜ
"O güne kadar hayatım boyunca grip bile olmazdım ben. İçine düştüğüm duruma kızıyordum. Ama garip de geliyordu. Bir ailenin kalbini bağışlayacak olmasına artık inanamıyordum. Doktorların çabasını da görüyordum. Her seferinde 'kalp var mı, kalp doktor bey?' diye espri yapmaya başlamıştım. Bazen telefon açıp soruyordum o güne kadar" diye anlatıyor yaşadıklarını... O gün Mustafa Atan hastanedeydi, yoğun bakımda aletlere bağlı olarak kalbi titriyordu. Ancak, kalbi artık onu taşımıyordu. "Bir anda gözlerimin kaydığını hissettim. Renkler gitti. Sonra bir ışık geldi, kızıl bir ışık gördüm, beni içine doğru çekiyordu. Sonra her şey griye dönüştü. Gözlerimi açtığımda Dr. Volkan bey başımdaydı ve bana korku dolu gözlerle bakıyordu" diye anlatıyor o da ölüm hikâyesini. Nabzı inip, kalbi durunca, o anda yanındaki Cerrah Volkan Yurtman'ın göğsüne attığı yumrukla tekrar hayata dönmüş. Şimdi doktorlarıyla "Nasıl ölmüştüm ama" diye şakalaşıyor.

PSİKOLOJİK BUNALIMA GİRDİ
O günler artık Mustafa Atan için birer hatıraya dönüşmüş. Göğsüne atılan yumrukla hayata döndükten iki gün sonra, yıllarca beklediği kalp bulunmuş. 14 yaşında yüksek tansiyon nedeniyle beyin kanaması geçiren genç bir çocuğun kalbi, ailesi tarafından bağışlanmış. Aileyle sonra görüşmek, onlara teşekkür etmek istemiş. Ancak, acılarını tekrar hatırlatacağını düşündüğü için bundan çekinmiş. Nakilden bir süre sonra kendisine kalbi bağışlanan genci düşündükçe psikolojik bunalıma girdiğini anlatıyor Mustafa Atan, "Benim de o yaşlarda çocuğum vardı ve aile adına üzüntüyü içimde hissettim. Psikiyatristler bana yardımcı oldular. Ziyan olacağına, organın benim hayatımda değerlendiğini söylediler. Genci rüyamda görmeye başladım. Ancak, bu sözlerden sonra içim rahatladı" diyor.

ŞİMDİ HER GÜN ŞÜKREDİYOR
Mustafa Atan kalp naklinin ardından hayatında değişiklikler olduğunu söylüyor. "Eskiden duygularımı kolay kolay dile getirebilen bir insan değildim. Yetiştirilme tarzımız nedeniyle sorunlarımı içime atardım, hayatta ağlayabildiğimi bilmiyordum. Şimdi filmler, duygusal hikâyeler beni hüngür hüngür ağlatıyor" diyor. Her gün sabah kalktığında Allah'a şükrettiğini anlatıyor. Şu günlerde en büyük isteğinin Bağ-Kur'dan emekli olmak olduğunu söylüyor. Kalp naklinin ardından kullanılan ilaçların 300-400 milyon tuttuğunu, bunların yüzde 20'sini karşılarken bile ailece güçlük çektiklerini anlatıyor. Devletin onu sağlam saydığını söylerken, "Eşim çalışıyor, ona minnettarım ama emekliliğimiz kabul edilse çok mutlu olacağım" diyor.
| Bu hafta 2 kez okundu
| Arkadaşına Gönder | Sayfayı Yazdır | <<< Geri Dön
 
BÖLÜMLER Doktora Sor | Sağlık Ansiklopedisi | Soru-Cevap Arşivi | Downloads | Site içi Arama | Ana Sayfa